one man - Turkish English Dictionary

one man

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "one man" in Turkish English Dictionary : 1 result(s)

English Turkish
General
one man n. adamın biri

Meanings of "one man" with other terms in English Turkish Dictionary : 79 result(s)

English Turkish
General
one-man show n. tek kişilik sergi
one-man show n. tek kişilik gösteri
one man army n. tek kişilik ordu
one-man band n. tek adamla yönetilen işletme
one-man band n. tek adamla yönetilen kurum
be one's own man v. başına buyruk olmak
be one's own man v. yerini korumak
one-man adj. tek kişilik
one-man adj. tek kişinin yaptığı
one-man adj. duygusal olarak yalnızca tek bir erkeğe bağlı
one-man adj. tek kişiye bağlı
one-man adj. tek kişi için tasarlanmış
one-man adj. tek kişi tarafından yönetilen
one-man adj. tek kişi tarafından denetlenen
one-man adj. tek bir kişi ile başlayan
one-man adj. tek kişiye yakın davranan
one-man adj. yalnızca tek bir erkekle romantik ilişki yaşayan
one-man adj. tek kişiye itaat eden
one-man adj. tek kişi ile sınırlı
as one man adv. uyuşarak
as one man adv. hep birlikte
as one man adv. ittifakla birlikte
as one man adv. ittifakla
as one man adv. birlikte
Phrases
one small step for a man one giant leap for mankind expr. benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım
as one man expr. tek vücut
as one man expr. yekvücut
as one man expr. tek yürek
that's one small step for man one giant leap for mankind expr. benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım
Proverb
among the blind the one-eyed man is king adam olmayan köyde keçiye abdurrahman çelebi derler
in the country of the blind the one-eyed man is king koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi denir
in the country of the blind the one-eyed man is king koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler
what's one man's meat's another man's poison birinin sevinci ötekinin mutsuzluğudur
among the blind the one-eyed man is king koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler
one man's loss is another man's gain sen kaybederken başkası kazanır
one man's loss is another man's gain birinin kaybı bir başkasının kazancıdır
one man's trash is another man's treasure birinin çöpü başkasının hazinesidir
in the country of the blind, the one-eyed man is king körler ülkesinde tek gözü olan adam kral olur
in the country of the blind the one-eyed man is king körler ülkesinde şaşılar kral olur
one man's virtue is another man's sin birinin fazileti, diğerinin günahıdır
Colloquial
one's old man n. birinin kocası
one's old man n. birinin babası
Idioms
one man's meat is another man's poison n. birine yarar ötekine zarar
a one-man band n. tek kişilik grup/bando
a one-man band n. tek kişilik dev kadro
(one's) own man n. dış etmenlerden/başkalarından etkilenmeyen kimse
(one's) own man n. bağımsız/özgür hareket eden kimse
(one's) own man n. kendi kendinin efendisi
(one's) own man n. kendi kararlarını kendi veren kimse
(one's) own man n. düşünce ve hareketlerinde bağımsız kimse
(one's) own man n. başına buyruk kimse
a man after (one's) own heart n. kafa adam
a man after (one's) own heart n. kafa dengi adam
a man after (one's) own heart n. kafasına göre adam
a man after (one's) own heart n. kafadar
be one's own man v. kendi kendisinin efendisi olmak
have as much chance as a one-legged man in a butt kicking contest v. hiç şansı olmamak
one man's meat is another man's poison expr. birinin çok beğendiği şey başka biri için zehir olabilir
Trade/Economic
one man company n. tek kişilik şirket
one-man business n. tek ortaklı işletme
one-man business n. tek sahipli işletme
one man company n. tek şahıslı şirket
one man company n. tek adam şirketi
one-man business n. tek-kişilik iş
Politics
one-man rule n. mutlak idare
one-man rule n. otoriter rejim
one-man rule n. tek kişinin idaresindeki devlet yöntemi
one-man rule n. tek kişi tarafından yönetim
one-man regime n. tek adam rejimi
one-man rule n. diktatörlük
Military
one-man fox hole n. bir kişilik avcı boy çukuru
one-man fox-hole n. bir kişilik siper
Art
one-man adj. tek bir sanatçıya ait olup sanatçının kendisi tarafından sergilenen (eser)
Music
one-man band n. solo performansı sırasında birkaç müzik aleti çalan müzisyen
Slang
be busier than a one-legged man in a butt-kicking contest v. çok meşgul/yoğun olmak
be busier than a one-legged man in a butt-kicking contest v. başını kaşıyacak vakti olmamak
man, you are one hell of a guy expr. ne adamsın lan
man, you are one hell of a guy expr. lan ne adamsın be
man, you are one hell of a guy expr. ne adamsın